Irak Ambargosu Nedeniyle Un İhracatçıları Zor Günler Yaşıyor
Un ihracatçılarının odak noktası Irak olarak belirlendi. 2023 yılında 3.6 milyon ton ihracat ve 1.5 milyar dolar gelirle rekor kıran un ihracatçıları, 2024 ve 2025 için 4 milyon ton ihracat ve 1.9 milyar dolar gelir hedefiyle yola çıktı. Ancak, “Irak’ın keyfi ambargosu” nedeniyle zor bir süreçten geçiyorlar. Irak’ın Türkiye’den yapılan un ithalatına yönelik ek vergiler ve ek ödemeler uygulaması, un ihracatçılarını olumsuz etkiliyor. Eğer siyasi bir müdahale olmazsa, bu uygulamanın devam etmesi halinde, yıl sonuna kadar toplam un ihracatının 2.5 milyon tonun altına düşebileceği uyarısında bulunuldu.
Toplantıda Sektör İstişareleri Gerçekleştirildi
Dünya Gazetesi’nin haberine göre, Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu (TUSAF) koordinasyonunda, Çukurova ve Güneydoğu Un Sanayicileri Dernekleriyle iş birliği yapılarak Gaziantep’te “Hasat Sonrası Gelecek Projeksiyonları” temalı sektör istişare toplantısı düzenlendi. Bu toplantı, un ve buğday sektöründeki tüm paydaşları bir araya getirdi. Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürü Ahmet Güldal, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Halil Uğur, Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Başkanı Adnan Ünverdi, Gaziantep Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Akıncı ve birçok sektör temsilcisi ile sanayici toplantıya katıldı.
“Irak Halkına Da Zarar Veriyor”
TUSAF Başkanı Mesut Çakmak, 2025 sezonunun ilk 9 ayında toplam 1.7 milyon ton ihracatın yapıldığını ve bu rakamın hedeflerine ulaşmak için umut verici olduğunu belirtti. Ancak, Irak’ta ton başına ek ödeme uygulamasının un sektörü üzerinde olumsuz etkileri olduğuna dikkat çekti. Un ihracatında yıllık 2.5 milyon tonun altına düşülebileceği konusunda uyarılarda bulunduğu ifade edilen Çakmak, Irak’taki bu uygulamanın hem Türk ihracatçılarına hem de Irak halkına zarar verdiğini vurguladı. Halkın bu durumdan zarar gördüğünü ve çözülmesini istediğini belirtti.
TUSAF Başkanı Devlet Desteği İstedi
Mesut Çakmak, ihracat pazarlarının korunması ve rekabet gücünün artırılması için Cumhurbaşkanlığı ve ilgili kurumlardan destek beklentisi içinde olduklarını belirtti. Sektördeki mali dalgalanmalarla mücadele ettiklerini ve gıda güvenliğini koruma adına çaba sarf ettiklerini aktardı. Uzun dönemli planlama yapamama sorununa da dikkat çeken Çakmak, Türkiye’nin kaliteli buğday üretimi potansiyeline değindi ve bu potansiyelin değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Sektördeki Zorlu Süreç
TUSAF Başkan Vekili Bekir Bağış, sektördeki yüksek maliyet artışları nedeniyle stokların azaldığını ve uzun vadeli planlama yapamadıklarını söyledi. Buğday rekoltesindeki düşüşe rağmen, kalitedeki artışın dengeyi sağlayabileceğini belirtti. Türkiye’nin kaliteli buğday üretimiyle dünya arenasında söz sahibi olabileceğini ve TMO’nun devreden stokları sayesinde talebe karşılık verilebileceğini ifade etti. İhracatçılara destek olmak adına birkaç milyon ton ithalatın normal karşılanması gerektiğini belirtti.